Gelibolu Yarımadası
Batısında Ege Denizi’nin sularıyla yıkanan Gelibolu Yarımadası’nın doğu tarafında Marmara Denizi, Boğaz ve Karadeniz’e stratejik bir geçiş yolu olan Çanakkale Boğazı vardır. Bu derin boğaz, Antik Çağ’da Hellespontos adıyla anılırdı. Tarım alanları ve çam ormanlarının bulunduğu ve doğal görünümü bozulmamış olan yarımada, güzel kumsallar da vardır. Ancak burası I. Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarından biri olan ve toplam 500 bin Türk ve İttifak askerinin hayatını kaybettiği Çanakkale Savaşları’nın da yaşandığı yerdir. Bölgede, üç müzenin yanı sıra, savaş şehitlikleri ve anıtları bulunur. Tarihi öneminden dolayı 1973’te Gelibolu Yarımadası Tarihi Ulusal Parkı ilan edilmiştir.
Kabatepe Tanıtım Merkezi: Merkez aynı zamanda, mektup, fotoğraf şarapnel parçaları ve Çanakkale Savaşları’ndan başka yadigarların sergilendiği müzedir.
Suvla Koyu: İngiliz birlikleri, 7 Ağustos 1915’te güneydeki kilitlenmeyi çözebilmek için buraya çıkarma yaptılar.
Siper Rekonstrüksiyonları: Müttefiklerin ve Türk askerlerinin siperleri bazı noktalarda birbirlerinden sadece birkaç metre ötedeydi.
Conk Bayırı: Burada 6-9 Ağustos 1915’te şehit düşen 28 bin askerin anısına anıtlar yapılıştır.
Mehmetçik Anıtı: Bu anıtın açılışı 1985 yılında yapılmıştır. Atatürk’ün övgüsü, şehit düşen bütün Mehmetçikleri ve Johnnyleri birleştirir.
1915-16 Çanakkale Savaşları: I. Dünya Savaşı başladıktan sonra İttifak liderleri Çanakkale Boğazı’nı ele geçirmek üzere bir plan geliştirdiler. Bu şekilde İstanbul’u kontrol ederek Rusya’nın stratejik boğaz üzerinde giderek artan hakimiyetini azaltabileceklerdi. Bir deniz saldırısı, kıyıdaki Türk topları ve mayın tarlalarıyla önlenince, kara birliklerine boğazı kontrol altına almaları emri verildi. 25 Nisan 1915 tarihinde, şafak sökerken, İngiliz ve Fransız birlikleri Gelibolu Yarımadası’nın en uçtaki burnuna çıkarma yaptılar. Daha kuzeyde ise, büyük bir Anzak kuvveti karaya çıktı, ancak Anzaklar Türk askerlerinin azimli savunmasıyla karşılaştı. Suvla kıyılarına yapılan ikinci çıkarma da başarısızlıkla sonuçlandı. Pek çok asker boğularak ya da siper savaşında öldü. Müttefik kuvvetleri dokuz sonra geri çekilmek zorunda kaldı.










Bir yanıt yazın