Natural History Museum

yazar:

kategori:

Londra’nın merkezinde, bilimin ve keşfin büyülü dünyasına adım atmak için Doğa Tarihi Müzesi en uygun nokta. Charles Darwin’den Kaptan Cook’un botanikçisi Joseph Banks’a kadar ünlü isimlerin koleksiyonları, müzede bulunan 70 milyonun üzerinde parça ile ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor. Etkileyici bir evrim serüveni, çocukların ilgisini çeken interaktif dinozor koleksiyonları ve devam eden bilimsel araştırmalarla, müze sadece geçmişe değil, aynı zamanda gelecekteki keşiflere de kapı aralıyor. Burası 300’den fazla bilim insanı ve kütüphanecisiyle araştırmaların hala sürdürüldüğü bir müzedir. Doğa Tarihi Müzesi, bilimle dolu bir serüvenin kapılarını aralayarak ziyaretçilerini eğitmek ve ilham vermek için tasarlanmış benzersiz bir mekan.

Hintze Hall: Doğa Tarihi Müzesi’nin Göz Alıcı Giriş Salonu

Hintze Hall, Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nin karşılayıcı ve göz alıcı ana giriş salonudur. Sir Michael Hintze ve ailesi tarafından desteklenen cömert bir bağışla yeniden düzenlenmiş ve adını bu bağışçı aileden almıştır. Bu büyük salon, müzenin zengin tarihine ve modern tasarım anlayışına bir saygı duruşudur. Büyük bir kubbe tavanı, zarif sütunları ve geniş bir meydanıyla Hintze Hall, mimari detaylarıyla ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunar.

Hintze Hall, aynı zamanda dönemsel sergilere ev sahipliği yaparak müzenin geniş koleksiyonlarını vurgular. Ziyaretçiler, bu alanda farklı bilim ve doğa temalarını keşfetme fırsatı bulur. Ayrıca, müzenin sembolik bir odak noktası olarak, Doğa Tarihi’nin temel konuları ve zengin koleksiyonları hakkında bilgi edinmek için ideal bir başlangıç noktasıdır.

Hintze Hall, sadece sergilerin ev sahibi olmakla kalmaz, aynı zamanda özel etkinliklere de ev sahipliği yapar. Konserler, özel sergiler, etkileşimli gösteriler ve toplu ziyaretçi programları gibi çeşitli etkinlikler burada düzenlenir. Bu salon, ziyaretçilere Doğa Tarihi Müzesi’ne adım attıklarında unutulmaz bir deneyim sunarak, müzenin çeşitli yönlerini keşfetmeye teşvik eder. 29 Ekim 2023’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında burada büyük bir balo verilmiştir.

Bu alanda, dünyanın en büyük canlısının, mavi balinanın 25 metrelik iskeleti etkileyici bir şekilde havada asılı durmaktadır. Aynı zamanda Amerikan mastodon, buz devri döneminden bir fil akrabası, deniz yosunları, mineral ve bitki örnekleri, dinozor fosilleri, mercanlar ve daha pek çok doğal harika öğe sergilenmektedir.

Burada dolaşırken, gezegenimizin 4.5 milyar yıllık tarihini temsil eden bu olağanüstü nesneler hakkında bilgiler edinebilir ve müzenin köklü geçmişi ve bilimsel ilerlemeleri hakkında keyifli bir öğrenme deneyimi yaşayabilirsiniz. Lorraine Cornish’in belirttiği gibi, “Bu güzel ve karmaşık doğa nesneleri, mavi balina gibi, doğal dünyamızın inanılmaz benzersizliğini ve çeşitliliğini sergileyen harika sanat eserleri gibidir.” Bu müze, ziyaretçilere doğal tarihin derinliklerine yolculuk yapma fırsatı sunan bir kapıdır.

Mavi Bölge: Dinozorlardan Memelilere, Dünya’daki Yaşamın Şaşırtıcı Çeşitliliğini Keşfedin.

Dinozorlar: Müzenin dinozorları dünya çapında ünlüdür. T. Rex’in gerçek büyüklüğündeki animatronik modellerinden biri olan eser her zaman kalabalığın ilgisini çeken bir parça olmuştur. Dinozorlar galerisinde T. Rex’in yanında fosiller ve dinazor yumurtaları arasında dolaşabilirsiniz. Triceratops’un kafatasını görebilir ve dinozorların yaşadığı farklı zaman dilimlerini keşfedip, neden soyları tükendiği konusundaki gerçekleri efsanelerden ayırabilirsiniz.

Doğanın Görüntüleri – Images of Nature: Doğa Tarihi Müzesi koleksiyonundan gelen 100’den fazla görüntü ile sanatçıların ve bilim adamlarının doğal dünyayı nasıl gördüğünü Images of Nature galerisinde keşfedin. Galeride, 350 yılı aşkın (17. yüzyıldan itibaren) bir süreyi kapsayan tarihi baskılar, suluboya tablolar ve resimler, bilim adamları, görüntüleme uzmanları, fotoğrafçılar ve mikro-CT tarayıcıları tarafından oluşturulan modern görüntülerle bir arada sergilenmektedir.

Memeliler (Mavi Balina Modeli): Yerde, soyu tükenmiş mamutları ve dev boynuzlu geyikleri ile onların yaşayan akrabalarını, aynı zamanda zürafaları, hipopotamları ve atları inceleyebilirsiniz. Başınızı kaldırıp mavi balina maketini gördüğünüzde; sanki tavanın asılı duran diğer balina iskeletleri ve replikleriyle yüzüyormuş gibi bir izlenim bıraktığını hissedeceksiniz. Misk Sığırı, Dall yaban koyunu, Kirk Dikdiki gibi sergi nesneleri de ayrıca dikkat çekicidir.

Mavi balina iskeletini görmek için Hintze Hall’ı ziyaret edebilirsiniz. Bu galeri, Mart 2024’e kadar devam edecek olan koruma çalışmaları nedeniyle şu anda kapalıdır.

Balıklar, Kurbağalar ve Sürüngenler: Balıklar, Kurbağalar ve Sürüngenler galerisinde, su altında yaşayan en garip ve harika türlerden bazılarını keşfedebilirsiniz.

Deniz Omurgasızları: Deniz Omurgasızları galerisinde, okyanus sakinlerinin yaşamlarını inceleyebilirsiniz.

Memeliler: Memeliler galerisinde kutup ayılarından cüce yarasalara kadar memelilerin zengin çeşitliliğini keşfedebilirsiniz. Bu galeride, soyu tükenmiş hayvanların fosillerini ve iskeletlerini, yaşayan akrabalarının örnekleriyle birlikte görebilirsiniz. Soyu tükenmiş kılıç dişli kedi ile, benzersiz ördek gagalı ornitorinksi incelebilir ve bir atın anatomisini bir insanınkiyle karşılaştırabilirsiniz.

Yeşil Bölge: Kuşlar, Böcekler Gibi Sergilerin Yanında Mineralleri, Fosilleri ve Hatta Hazineleri Keşfedin.

Kuşlar: Kuşlar galerisinde, soyu tükenmiş bir dodo, tarihi bir kuşcuk dolabı ve Viktorian kuş anatomisi sergisi gibi birçok sergi bulunmaktadır.

Archaeopteryx, fosil kayıtlarına göre, yaklaşık 150 milyon yıl önce Geç Jura Dönemi’nde yaşamış olan bir kuşa benzeyen dinozor türüdür. Adı, “eski kanat” anlamına gelir ve bu tür, kuşların evriminde önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilir.

Archaeopteryx’in özellikleri, hem kuşlara hem de dinozorlara benzer özellikleri bir araya getirir. Tüylü bir yapıya sahip olması, hafif kemiklere, uçma yeteneğine işaret eden özelliklere sahip olması, ancak aynı zamanda dişli bir gagaya ve uzun bir kuyruğa sahip olması, dinozor özelliklerini yansıtır.

Bu fosil, Charles Darwin’in evrim teorisini destekleyen önemli kanıtlardan biri olarak kabul edilir. Arkeopteriks’in ortaya çıkması, kuşların dinozorlardan evrimleştiğini gösteren bir bağlantı noktası sunar. Archaeopteryx fosili, Hazine odasında sergilenmektedir.

Karınca, Böcek ve Örümcekler: Bu galeride, böcekler, yengeçler, yüzgeçliler ve örümcekler konusundaki merakınızı tatmin edebilirsiniz ve arthropodlarla ilgili her şeyi keşfedebilirsiniz.

Mineraller: Mineraller galerisinde, müzenin 1881’deki orijinal meşe vitrin dolaplarında minerallerle bir zaman yolculuğuna çıkabilirsiniz.

The Vault: Vault galerisinde, doğanın en benzersiz ve değerli hazinelerinden bazıları sergileniyor. İngiltere’de 30 yıl devam eden göktaşı düşüşünün ilk göktaşı düşüşünden kalma Winchcombe göktaşının bir parçası Müze’de sergilenmektedir.

Fosil Deniz Sürüngenleri: Fosil Deniz Sürüngenleri galerisinde, dinozorların karada hüküm sürdüğü dönemde denizlerde neler yaşandığını öğrenebilirsiniz. Bu galeride, ichthyosaur ve plesiosaur gibi ön tarihli deniz hayvanlarının bazı en komple fosillerini inceleyebilir ve öncü paleontolog Mary Anning’in çalışmalarını keşfedebilirsiniz.

Ayrıca dev karasal memeli olan ‘Dev Ağaç Ayısı’ iskeletinin kopyasına dikkat edin, bu sıkça dinozorlarla karıştırılan bir kara memelisidir.

Hazineler: Hazineler galerisinde, Dünya tarihinin 4.5 milyar yılını kapsayan 22 obje gözler önüne serilir. Her sergi eseri, bilimsel, tarihi ve kültürel öneminden dolayı seçilmiş olan olağanüstü bir hikayeyi anlatmaktadır.

4.6 Milyar Yılın Tarihine Ait 22 Nesneden Bazıları:

  • Alfred Russel Wallace tarafından toplanmış güzel kelebekler.
  • Charles Darwin’in Türlerin Kökeni kitabının nadir bulunan bir ilk baskısı.
  • John James Audubon’un Birds of America kitabından orijinal görüntüler.
  • Sir Hans Sloane’ın güzelce oyulmuş nautilus kabuğu.
  • Robert Falcon Scott’ın Antarktika seferi sırasında toplanan bir imparator penguen yumurtası.
  • Ziyaretçilerin favorisi olan Guy adlı goril.
  • Birleşik Krallık’ta bulunan barbar aslanın eski kafatası.

Dev Sekoya: Müze’de sergilenen dev sekoya ağacı gövdesinin dilimi, 1891’de kesilen bu muazzam ağacın tarihine çarpıcı bir bakış sunuyor. Bu olağanüstü sergi, ziyaretçilere 1891’de Kaliforniya’da kesilen bu görkemli ağaçlardan birinin gövdesinin bir bölümünü görmelerine olanak tanır. Sekoya diliminin yanında, ağacın yaşını detaylandıran ve zengin tarihini 1,300 yıl boyunca özetleyen bir zaman çizelgesi bulunmaktadır.

Zaman çizelgesi, ağacın yaşamına ve uzun süreli varlığı boyunca meydana gelen olaylara dair içgörüler sunan kronolojik bir kayıt olarak hizmet eder. Ziyaretçiler, sergiyle etkileşimde bulundukça, ağacın imparatorluklardan savaşlara, bilimsel keşiflere ve icatlara kadar çeşitli dönemleri yaşadığına dair keşiflerde bulunabilirler. Zaman çizelgesi aynı zamanda her yüzyıl için insan nüfus rakamlarını da içerir, bu da insan faaliyetlerinin bu eski devin yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini vurgular.

Bu büyüleyici sergi, yalnızca doğal tarihin elle tutulur bir parçasını sergilemekle kalmaz, aynı zamanda zamanın akışı ve dev sekoyanın kalıcı mirası üzerine benzersiz bir perspektif sunar.

Kırmızı Bölge: Muazzam Dünya Heykeliyle Yolculuğa Çıkabilir ve Gezegenimizi Şekillendiren Muazzam Etkileri Keşfedebilirsiniz.

İnsan Evrimi: Türümüzün kökenini ve evrimini izleyebilir ve bizi insan yapan özellikleri görebilirsiniz. Hominini tanımlayan şeyleri ve modern insanların diğer insan türleriyle ne kadar ortak olduğunu, aynı zamanda bizi diğerlerinden ayıran şeyleri keşfedebilirsiniz. Modern insanları şekillendiren fiziksel özellikler, beslenme, yaşam tarzları ve çevrelerdeki değişiklikleri gözlemleyebilirsiniz.

Sergiler arasında, müze koleksiyonundaki en eski hominin fosili olan 3.5 milyon yıllık Laetoli köpek dişi, ilk yetişkin Neandertal kafatası olan Gibraltar 1 kafatası, yakın zamanda keşfedilen Homo naledi insan türünün kafatası ve el dökümleri, bilimsel olarak doğru ölçekli Neandertal ve erken Homo sapiens modelleri, dünyanın en eski korunmuş odun mızrağı olan 420,000 yıllık Clacton mızrağı ve Britanya’daki erken modern insanların kültürel uygulamalarına dair ilginç içgörüler sunan Cheddar Man iskeleti ve model kafa rekonstrüksiyonu bulunmaktadır, bunlar arasında insan kafatasının bir fincan şekline getirilmiş olanı da bulunmaktadır.

Başlangıçtan Beri: Gezegenimizdeki yaşamın evrimini From the Beginning galerisinde gözlemleyebilirsiniz. Erken deniz canlılarından, dinozorlardan, memelilere ve eski fosillere kadar bir çok eser bu sergide bulunmaktadır. Büyük patlamadan günümüze kadar zaman içinde bir yolculuğa çıkıp geleceğe göz atma şansı yakalayabilirsiniz. Güneş sisteminin nasıl oluştuğunu, gezegenimizde yaşamış çeşitliliği, insanların dünya sahnesinde ne kadar yeni olduğunu anlayabilirsiniz.

Dünya’nın Hazinesi: Dünya’nın Hazinesi galerisinde mineralleri, değerli taşları ve kayaları keşfedebilirsiniz.

Hareketli Yüzey: Hareketli yüzey galerisinde rüzgar, su ve diğer hava olayları Dünya’nın şekillenmesinde nasıl bir rol oynuyor? Ve bu ne kadar süredir devam ediyor? Hareketli Yüzey galerisinde dramatik kaya ve dağ oluşumlarını, dev bir dikit sarkıtı görebilir ve bunların nasıl oluştuğunu öğrenebilirsiniz. Taşların nasıl şekil değiştirdiğini keşfedip ve Rüzgarlı Yüzey galerisindeki etkileşimli sergileri inceleyebilirsiniz.

Volkanlar ve Depremler: Volkanlar ve Depremler galerisinde dramatik film görüntüleri, sergiler, etkileşimli oyunlar ve ünlü deprem simülatörü aracılığıyla, içerideki güçlerin dünyamızı nasıl şekillendirdiğini keşfedebilirsiniz.

Deprem simülatöründe 1995 Kobe, Japonya depremi sırasındaki atmosfer gösterilmektedir. Bu deprem simülatörüne girip o zamanlara gidebilirsiniz.

Kalıcı İzler: Lasting Impression galerisinde uzak geçmiş olaylara ait dikkat çekici fosil kanıtları incelenebilir. 200 milyon yıl önce plaj kumlarında oluşan dalga izlerinden taşlaşmış bir ağaç kütüğüne, dinozor ayak izlerine ve dev bir amoniteye kadar, geçmiş, tüm bu galeri numunelerine işlenmiştir.

Earth Hall ve Stegosaurus: Şimdiye kadar bulunan en sağlam Stegosaurus fosil iskeleti olan inanılmaz dinozor örneği burada sergilenmektedir. Üç metre boyunda ve neredeyse altı metre uzunluğunda olan bu eser, Earth Hall’a dramatik bir giriş yapmanızı sağlar.

Galeri duvarlarındaki göksel harita etrafında, ay kayası parçası dahil olmak üzere mücevherler ve mineraller bulunmaktadır. Yürüyen merdiven sizi üst katta bulunan Kırmızı Bölge galerilerine götürür. Bu yürüyen merdivene bindiğinizde adeta dünyanın içine giriyormuş gibi hissedip, galerilerin güzelliklerinin fragmanını yaşamış gibi olabilirsiniz.

Turuncu bölge: Darwin Merkezi’nde bilim insanlarını çalışırken gözlemleyebilir ve spirit içinde saklanan ilginç örnekleri hayranlıkla inceleyebilirsiniz.

Zooloji Spirit Koleksiyonu: Müze, spirit koleksiyonunda alkol içinde 23 milyonun üzerinde örneği barındırmaktadır. Bunlar arasında bazılarını bizzat Charles Darwin kendi toplamıştır. Spirit koleksiyonunun bir kısmını Attenborough Stüdyosu’nun yanında ziyaret edebilirsiniz.

Attenborough Studio: Darwin Centre’nin yanında giriş katında yer alan Attenborough Studio 64 koltuklu mükemmel bir görsel-işitsel stüdyo olarak düzenlenmiştir. Burada, yaşamın tüm yanlarına ve bilimsel gelişmelere adanmış etkinliklerin yanı sıra, film gösterimleri ve konuşmalar düzenlenir.

The Cocoon (Şu anda kapalı): Darwin Merkezi’nin Kokon bölümünde bilim ve doğayı keşfedebilirsiniz. Merkezin en ilgi çekici bölümlerinden biri, devamlı bir sergi alanı olan bu bölümdür. Burada olağanüstü böcek türlerinin yanı sıra dünyanın sayılı bilim insanlarını çalışırken görebilirsiniz.



Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir