Bilgi Kuramı Üzerine Notlar – 2

yazar:

kategori:

Bilgi, günlük hayatta kullandığımız ya da aktardığımız bir mesaj olarak düşünülebilir. İlk yazıda bahsettiğim üzere, bilgiyi aktarmanın yollarından biri de resim çizmektir. Resim çizerek bilgi aktarmak, yaratıcı ve özgür bir iletişim yoludur. Bu süreç, akla ilk gelen şekilde sanatsal resimden çok sembolik resimlerle olmuştur.

Hiyerogrif (Resim Yazı) Örnekleri
Hiyerogrif (Resim Yazı) Örnekleri

Bilgi aktarımının evrimi, tarih boyunca farklı kültürlerin ve toplumların iletişim ihtiyaçlarına cevap verme şekillerini gösterir. Özellikle yazının keşfi ve gelişimi, bilginin daha etkili ve kalıcı bir şekilde paylaşılmasına olanak tanımıştır.

Alfabenin çıkışında da resim çizerek bilgi aktarmanın önemli bir rolü vardır. İlk Çağ yazı sistemlerinden olan Hiyeroglifler ve Çivi yazısı sistemleri, resmik temele dayanan iletişim yöntemlerindendir ve günümüzde kullandığımız modern alfabelerin temelini oluşturmuşlardır.

Alfabenin ortaya çıkışı, bilginin daha sistematik bir şekilde kaydedilmesini sağlamıştır. Önceki yazı sistemlerindeki resimsel anlatımın aksine, alfabe sesleri temsil etmiş ve daha çeşitli dillerde kullanılabilen bir araç olmuştur. Bu evrim, bilginin daha hızlı ve geniş kitlelere yayılmasına olanak tanımıştır.

rosetta-stone
Rosetta Taşı ya da Reşid Taşı üç dilde yazılmıştır, bu diller Demotik (Mısır’da halkın kullandığı dil), Hiyeroglif ve Antik Yunancadır. Rosetta taşı şu anda British Museum’da sergilenmektedir.

M.Ö 3000 yıllarında Antik Mısır’da geliştirilen Hiyeroglif yazı sistemi, özellikle üst tabakadaki insanlar için idari, mali ve dini amaçlar için kullanılmıştır. Bu yazı sistemi, anlamlı kavramları ifade eden semboller ve ses işaretlerini içermekte olup, mesajların geleceğe taşınması için taş tabletler üzerine yazılmıştır.

Ancak taş tabletlerin taşınması zorluk arz ettiği için, Mısır’da papirüs bitkisinin kullanılmasıyla daha hafif ve taşınabilir bir yazı malzemesi elde edilmiştir. Papirüs, kesilen şeritlerin yapıştırılması ve sıkıştırılmasıyla elde edilen bir malzemedir ve taş tabletlerden daha ideal ve masrafsızdır. Bu gelişmeyle birlikte, yazı tabanlı iletişim halk tabakasına inmiş ve yaygınlaşmıştır.

M.Ö 3000 yılında Mezopotamya’da ise Sümerler tarafından geliştirilen Çivi Yazısı sistemi ekonomik amaçlı bilgi kaydetmek için ortaya çıkmıştır. Çivi yazısı, Sümerceden Akadça’ya geçişle birlikte gelişmiş ve içinde birçok sembol barındırmıştır. Bu yazı sistemi, bilginin kaydedilmesi için taş tabletler yerine daha uygun ve taşınabilir bir yöntem sunmuştur.

Çivi Yazısı Örneği
Çivi Yazısı Örneği

M.Ö 1700 yılında keşfedilen Sina yazıtları ise her resmin bir ünsüz harfi ifade etmesi sebebiyle günümüzde kullanılan alfabelerin temelini oluşturmuştur. Bu yazıtlar, alfabe bilgisinin evrimi için önemli bir dönüm noktasını temsil eder.

Sina Yazıtları
Sina Yazıtları

M.Ö 1000 yıllarında Fenike alfabesi, bilginin aktarılması ve depolanması için büyük bir katkı sağlamıştır. 22 işareti olan bu alfabe, düzeltmelerle birlikte Avrupa, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın farklı dillerine uyum sağlayabilmiştir. Fenike alfabesi, okuryazarlığı tüm dünyaya yaymak için önemli bir araç olmuştur.

Özellikle Sina yazıtları ve Fenike alfabesi, alfabe kullanımının yaygınlaşmasında kilit rol oynamıştır. Bu alfabeler, birçok farklı dilde kullanılabilen temel harfleri içermesi bakımından önemlidir. Bu, farklı kültürler arasında bilgi alışverişini kolaylaştırmış ve bilgi iletişimini evrensel hale getirmiştir.

Fenike Alfabesi
Fenike Alfabesi

Bilginin aktarımındaki bu evrim, günümüzde de devam etmektedir. Teknolojinin gelişimi, bilginin daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşmasını sağlamış, dijital ortamlar ve internet aracılığıyla bilgi paylaşımı büyük bir hız kazanmıştır.

Sonuç olarak, alfabe bilgiyi aktarmak ve depolamak için etkili bir yöntemdir. Bilgi aktarımının tarih boyunca evrimi, iletişim araçlarının ve yazı sistemlerinin gelişimiyle şekillenmiştir. Bu evrim, kültürler arası anlayışı artırmış, bilginin daha erişilebilir hale gelmesine katkıda bulunmuştur. Bilginin aktarılması, hangi dilde olduğuna bağlı olmaksızın, sembollerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde yan yana getirilmesiyle mümkündür.

Samet Dönmez
Yazım: 2017
Edit: 2023
§


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir