Bilgi Kuramı Üzerine Notlar – 3

yazar:

kategori:

Hiç şüphe yok ki ateş, dünyadaki en eski bilgi aktarım yöntemlerinden biridir. Ateş veya dumanla haberleşme, bir kişinin uzaktaki birçok kişiyi etkilemesine olanak tanır. Ancak bu etkileme biçimi oldukça sınırlıdır. Bu tür etkilemede ikili bir sistem görülebilir: Ateş var ya da yok, duman var ya da yok gibi. Bu yöntem o dönemde askeri iletişim için çok etkili bir araç olarak bilinirdi; örneğin, “Ateş varsa saldırı var, ateş yoksa saldırı yok” gibi basit bir ilkeyle çalışırdı. Antik Çin’de, Çin Seddi üzerindeki kulelerde yakılan ateşlerle yapılan saldırı haberleri 750 km kadar uzağa iletilirdi. Ateşle haber verme geleneği günümüzde hala bir gelenek olarak yaşatılmakta olup, özellikle Papa seçimlerinin halka duyurulmasında kullanılmaktadır.

Papa’nın seçildiğini bildiren “beyaz duman”.
Papa’nın seçildiğini bildiren “beyaz duman”.

Ancak mesajın içeriği arttıkça, yeni yöntemlere duyulan ihtiyaç da arttı. M.Ö 4. yüzyılda yaşamış olan Eneus Tacitus, ateşle haberleşmeye yeni bir boyut getiren ilginç bir yöntem geliştirdi. Aynı genişlik ve derinliğe sahip iki bardağın içine harflerin çizgiyle belirlendiği bir şerit yerleştirildi. Mesajı gönderen ateşi yakarak, karşı taraftan karşı ateş yakmasını beklerdi. Karşı taraftan mesajın alınmaya hazır olduğunu belirten bir işaret olarak ateş yakılırdı. Ateşi gören gönderici kendi ateşini indirirdi; bu, şişenin altındaki deliğin tıpasının açılması anlamına gelirdi. Ateş gözden kaybolduğunda aynı anda alıcı da tıpayı açar ve suyun akmasını beklerdi. Su, gönderilmek istenen harfe gelene kadar beklenir ve o anda gönderici ateşi tekrar kaldırırdı. Alıcı da gönderilmek istenen harfi bardaktan okurdu. Bu ilginç yöntem, mesajın tamamı aktarılana kadar devam ederdi. Halen çok basit gibi görünse de, aslında sadece ikili sistem içeren mesajlardan daha karmaşık çoklu sistem mesajlarına bir örnektir.

Eneus Tacitus (Tibeus) bardaklarına örnek
Eneus Tacitus (Tibeus) bardaklarına örnek

Daha sonra, tarihçi Polybius, Polybius Dama Tahtası adını verdiği bir yöntem geliştirdi. Bu yöntemde, iki kişinin her birinde 5’li 2 grup halinde toplam 10 meşale bulunurdu. Gönderici bir meşale yaktığında, alıcı da meşale yakar ve mesajı almak için hazır olduğunu belirtirdi. İki 5’li grup, birincisi satırları, ikincisi sütunları belirtirdi. Bu, bize 5² = 25 ihtimal verirdi. Örneğin, gönderici satır sırasında 1. Sırayı, sütün sırasında 1 ve 2 ikinci sıraları yakarsa, bu 2 sütun anlamına gelirdi. Bunun anlamı, 1. Satırın 2. Sütunu olduğu ve bu Yunan alfabesinde “B” harfine denk geldiğini belirtirdi.

Polybius Dama Tahtası
Polybius Dama Tahtası

1605 yılına geldiğimizde, Bacon, bana göre ikili sayı sisteminin tohumlarını atan bir şifreleme sistemi ortaya çıkardı. Bu sistemde, her harf küçük değişikliklerde ifade edilebilirdi. Bu sistemde sadece “a” ve “b” harfleri kullanılır ve her bir sayı, 5 haneli “a” ve “b” harfleriyle ifade edilirdi. Bu sayede 2⁵ = 32 farklı şekilde ifade şansı doğdu.

Bi-leteral Alfabe ya da Bacon’s Cipher
Bi-leteral Alfabe ya da Bacon’s Cipher

1600’lerin sonlarına doğru, Galileo’nun 3 kat büyüklüğündeki teleskobu, insanlığın vizyonuna önemli bir katkı sağlamıştı. Bu etki altında, İngiliz bilge Robert Hooke, insan görüşünün lenslerle geliştirilebileceği projeler üzerinde çalışmaya başladı. Londra’da gösterilen şifreli bir bilginin dakikalar içinde Paris’te deşifre edilebileceğini öne sürdü. Bunu bir evin panjurundan örneklendirebiliriz. Örneğin, bir evde 6 panjur olsun (3×2). Bu altı panjur bize 2⁶ = 64 farklı ihtimal verir. Nasıl mı? 6 panjurun varlığı 6 soruyu ortaya çıkarır. 1. Panjur açık mı kapalı mı? 2. Panjur açık mı kapalı mı? vs. Buna göre her bir panjurun açıklığı kapalılığıyla bize 64 farklı ihtimal verir. Robert Hooke’un sistemi de benzer şekilde bu panjurların teleskobik versiyonu olarak düşünülebilir. Bu 64 olasılık, tüm harfler, sayılar, ifadeler ve hatta daha fazlası için yeterliydi.

Robert-Hooke
Robert Hooke’un haberleşme fikrine bir örnek.

Samet Dönmez
Yazım: 2017
Edit: 2023
§


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir