Termessos
Termessos, Ege’ye giden deniz yolu üzerinde stratejik bir noktada, Solimiler tarafından kurulmuştur. Güllük Dağı Milli Parkı içinde yer alan ören yerinde çok geniş alana dağılmış kalıntılar bulunmaktadır. Helenli tarihçi Arrianos kentin konumu hakkında şunları kaydeder: ‘İki sarp kayalık, bir tür doğal kapı oluşturduğundan, küçük bir birlik yüksek araziyi tutarak düşmanı engelleyebilir.’ Termessos deniz seviyesinden 1050 m. yükseklikte Güllük dağının iki yakasına kurulmuş muhkem bir kenttir. Kentin aşılması güç doğal savunması MÖ. 4. yüzyılda Büyük İskender’in dahi gözünü korkutmuştur. Pamphylia’nın kahraman halkı Büyük İskender’in güçlü ordularına direnmesini bilmişlerdir.
Günümüzde görülebilen başlıca yapılar, bir tiyatro, gymnasion’un aşağısındaki surlar, gymnasion, Hadrianus ve Zeus tapınakları, müzik etkinlikleri için odeon, agoradaki sarnıçlar, Attalos ve Osbaras stoa’ları (üstü kapalı yürüyüş yolları) ve Artemis tapınağıdır. Büyük nekropol yukarıya doğru, tepe üzerinde, yakın tarihlerde yapılmış yangın gözetleme kulesine kadar uzanır. Gymnasion’dan itibaren, bir kanyonda sona eren eski yoldan yürünerek deniz seviyesine inilebilir. Sık maki ormanla çevrili ören yerinde kaybolmamak için yönlendirme ve bilgi levhalarını izlemek gerekir.
Perge
Perge ören yeri merkeze 15 km uzaklıktaki Aksu ilçesindedir. Kestros (bugün Aksu) ırmağı üzerinde olan Perge, zamanında Pamphilya’nın en önemli kentlerinden biridir. Zengin bir kent olsa da, Bizans döneminde önemi azalmış, MÖ. 12-13. yüzyıla kadar giden yerleşim yeri izleri 7. yüzyılda terk edilmiştir. Kalıntıların büyük bölümü Roma dönemindedir. Ancak burası hâlâ etkileyicidir. En çarpıcı kalıntılardan biri olan tiyatronun Neptunus’un deniz yaratıklarıyla birlikte görüldüğü frizi Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.
Kentin girişini bir çift Helen dönemi kule belirler. Kuleler çeşmeli bir avluya bakar. Soldaki hypokauston (yerden ısıtma) sistemli hmam ise sütunlu bir agoranın karşısındadır. Akropolis tepesindeki ikinci bir çeşmeden gelen bir su kanalı, aşağıda sütunlu ana caddenin ortasındaki bir kanalla birleşir; bu sistem yazları serinlik sağlardı. Mezarı surların dışında bulunan kentli hayırsever Plancia Magna’nın mermer heykeli ise Antalya Arkeoloji Müzesi’nde yer alır.
Selge
Bugün antik kentin yerinde bulunan köy, Selge’nin eski önemi hakkında hiçbir ipucu vermez. Perge’nin de kurucusu olan Argoslu Kalkhas tarafından kurulan kent, MÖ. 5. yüzyılda para basan ilk Pisidia kentiydi. Selge parası MS. 5. yüzyıla kadar kullanılmıştı. Klasik dönem coğrafyacısı Strabon, zeytin, şarap ve şifalı bitkilerin kentin gelir kaynakları olduğunu kaydeder.
Selge’nin adı, klasik dönem tarihinde pek az anılsa da, Helenli tarihçi Polybius’tan öğrenildiği üzere, Selge Pednelissos kentiyle savaştığı MÖ. 218 yılında 20 bin kişilik bir orduyu seferber edebilecek güçteydi. Selge bu savaşta yenilmiş ve düşmanına haraç ödemiştir. Ancak kent MS. 2 yüzyılda bağımsızlığını tekrar kazanmış ve gelişmiştir.
Bugün kalıntılar arasında bir tiyatro, bir stadyum, büyük bir Zeus tapınağı , daha küçük bir Artemis tapınağı ve bir sarnıç görülür. Görkemli dağların çevrelediği serin antik kent, günümüzde Köprülü Kanyon Ulusal Parkı içinde yer almaktadır.
Kurşunlu Şelalesi
Aksu – Isparta yolu üzerinden ayrılan Kurşunlu Şelalesi sapağından 33 hektar alana sahip, 18 metre yükseklikten dökülen, Kurşunlu Şelalesi’ne ulaşılır. Şelale ve çevresi olağanüstü güzelliktedir. Yedi adet küçük göletin küçük şelaleciklerle birbirine bağlandığı 2 kilometrelik bir kanyon içindeki şelale 1986 yılında ziyarete açılmıştır. Dere boyunca yeşillikler içinde yürüyüş yapılabilir. Bölgeye has bitki topluluklarının hemen hemen büyük bölümünü içeren adeta bir botanik bahçesi gibidir.
Karain Mağarası
Karain Mağarası, Türkiye’nin en büyük doğal mağaralarından biridir. Denizden yüksekliği 430-450 metredir. Antalya-Burdur kara yolunun 13. km’sinde Karain işaret levhasından sola dönülerek Karain Mağarası yoluna girilir. Antalya’ya uzaklığı 27 km’dir. Karain Mağarası; doğal karstik oluşumlar sonucu meydana gelmiştir. 1946 yılında mağara, Kılıç Kökten tarafından keşfedilmiş olup mağaranın oluşumu hakkındaki yaptığı araştırmalar mağaranın ince dehlizlerle üç kayanın birleşimi sonucunda ortaya çıkmış olduğunu göstermektedir.
Düzlerçamı Mesire Alanı
Antalya-Korkuteli Karayolu üzerinde 140 bin metrekare alan üzerine kurulu Düzlerçamı Mesire Alanı, özellikle yaz aylarında binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Şehir merkezine 15 km uzaklıktaki Düzlerçamı Mesire Alanı’nda, çam ağaçları içinde gezi, yürüyüş ve spor alanları, çocuklar için oyun grupları, voleybol ve basketbol sahası, tenis kortu, kafeteryalar, alışveriş için mini dükkanlar bulunmaktadır.
Güver Uçurumu Kanyonu
Antalya ilinde, Döşemealtı ilçesi sınırlarında yer alan Karstik kayaçlar üzerinde oluşmuş kanyon vadidir. Kanyonun uzunluğu 2 km, genişliği 20–30 m, yüksekliği 115 metredir. Sahada kurulan Güver Kanyonu Tabiat Parkı ile Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Alageyiklerin dünyada doğal olarak yaşadığı tek alandır.
Köprülü Kanyon Milli Parkı
Türkiye’nin doğa harikalarından biri olan Köprülü Kanyon Milli Parkı 1973 yılında milli park ilan edilmiştir. Antalya’dan 53 km olan milli park Türkiye’nin en çok ilgi gören rafting parkurudur. Beşkonak – Köprülü Kanyon arasında rafting tesisleri, lokantalar, bungalow konaklama alanları, kamping tesisleri bulunmaktadır. 1 ve 2 zorluk derecelerinde 14 km uzunlukta rafting parkuru bulunmaktadır. 1-2 kişilik kanolardan, 10-14 kişilik raftlara kadar rafting imkanı, 6 saati bulan eğlenceli, yemekli rafting paketleri yazın en sıcak günlerinde serin bir aktivite olarak değerlendirilmektedir.
Kanyonun girişinde Oluklu Köprü MS. 2 yy’a tarihlenen bir Roma köprüsüdür. 1 km ötede de Büğrüm köprü bulunmaktadır. Aziz St. Paul’un Anadolu’daki ilk misyonerlik macerası sırasında yürüdüğü yol olarak bilinen ve 45 km’lik kısmının Milli Park sınırları içinde kaldığı Aziz Paul Yolu treking rotası olarak değerlendirilebilir.















Bir yanıt yazın